İyi ki

2015-12-27 21:51:00

  27.12.2015 Hayat bir baş dönmesi gibi…Gerçekten. Birhan Keskin’i bu kadar doğrulayacak bir dönemim olmamıştı, sanırım. Gelen ve geçen şeyler…Gelen ve kalan şeyler…Geçmişindeki bazı anların en ince detayını hatırlayabilen ben, yeni detaylar ekliyorum hafızama…Hayatıma.  Annemin ölmeden önce gizliden gizliye beni çağırması, içimden bir sesin “eve git” demesi, annemin kocaman açık gözlerini ben gelince kapatabilmesi…Ona sarılmalarım, sarılmalarım ve sarılmalarım… Yanağıyla boynunun arasına yüzümü sıkıştırıp koklamalarım…Yok olacak birazdan hissi. Günah dediler, ölüye öyle dokunulmaz dediler…Yok olacak birazdan ama, dedim. Sarılmamaktı bence günah. Tutmamaktı ojeli ellerini…Sanki… İyi ki…Bol bol sarıldım anneme. İyi ki vakit ayırdım…Onu izlemek için bile vakit ayırdım son dönemlerinde. Kalkıp inen göğsünü izlemek için…Elindeki sıcaklığı hissetmek için. Onun yatağının içine girip sarılıp durmak için…Durduk son döneminde annemle, beraber… O anları özleyeceğim aklıma gelirken…Düşünme böyle şeyler diye kendime kızarken. Biri demişti, kötü şeyler aklına geldiğinde beyaz bir boyayla fırçala, yok et zihninde…Gülüp geçmiştim ilk duyduğumda bunu. Ben hep beyaza boyadım aklıma gelen kötü şeyleri, beraber dururken annemle. Kötü şeyler oluyor ama  hayatta…Ne kadar boyasan da zihnini. Oldu. Öylesine sevgi dolu, öylesine biraz mesafeli ama samimi bir ilişkimiz vardı ki…Kötü olan ayrılıktı. Kötü olan bir daha görememek… Kötü olan onun çok sevdiği şeyleri bir daha yapamayacak olmasını…Mutlulukları yaş... Devamı

küçükmüş

2014-09-16 06:39:00
küçükmüş |  görsel 1

yaprağın ağaçsız kalışını  ağacın çıplaklığını  rüzgarın şiddetini ve rüzgarın  onların her ikisine de ne yaptığını gördüm.  meğer dalından düşecek kadar büyümüşüm. Birhan Keskin... Devamı

Hasta Yakınlarına Yaklaşırken

2014-09-07 07:30:00

Bir hasta yakınına, hele de hasta ile en yakından ilgilenen kişiye, yapılma(sı)ması gerekenler: 1 Hasta yakınını bir insan olarak değil bir makine olarak görebilirsiniz. Çünkü kendisini öyle programlamıştır. Duygu algıları kapalıdır. Hastanın fizyolojik/psikolojik/maddi/manevi ihtiyaçlarını karşılamak için kodlar geliştirmiştir, savunma mekanizmaları geliştirmiştir, koruma/kollama stratejileri geliştirmiştir.  Bu kodları siz anlamayabilirsiniz ama ayarlarıyla oynamayın. Duman çıkabilir, sensörler yanabilir. İlla bir müdahalede bulanacaksanız ayarlara, dayanamıyorsanız yani, bu sizin “iç”inizde olan ve terk edemediğiniz bir huysa, hayatta bundan zaten çok çekmişseniz, yapacak bir şey yok… işleri kolaylaştıracak ek şeyler yapın o halde… ne bileyim meyve suyu sıkın, hastanın sevdiği yemeği yapın, hastaya masaj yapın, iyi, umutlu şeyler söyleyin, hastanede kalanlar için çamaşır derttir, ona çare bulun, hasta yakının sevdiği kurabiyelerden yapın, sevdiği dergilerden alın… 2. Kısa cümleler kurun. Üç noktalı sorular, sonu bitmek bilmeyen karmaşık analizler falan yapmayın. Unutmayın ki, hasta yakını “doktor ne diyor” sorusunu yakın akraba ve çevresine papağan gibi 10 kere anlatıyor. Günaydın demeye hali ve mecali yokken yapıyor bunu. Hele cevabını bilmediği sorular karşısında kala kalıyor hasta yakını, mesela “Eee bundan sonra ne olacak?” Bilmiyor hasta yakını…Keşke bilse…Bundan sonra hep rakı balık yapıp bugünleri gülerek hatırlayacaz diyebilse…ama bilemiyor…Ona bilemediği sorular sormayın. 3. Örneklendirerek anlatmayı seviyoruz…Amma velakin örnekleri iyi yerlerden seçin lütfen….Benzer hastalıklar geçirip iyi olanlardan bahsedebilirsiniz…bu çok işe yarıyor…ama &ldqu... Devamı

bahane

2014-03-03 07:10:00

Hepsi bir bahaneydi. Kitap, Fotoğraf, Anı, Yazı.... Sahi, Mesele neydi? 18.01.2014 Devamı

Çocukca

2014-01-20 08:46:00
Çocukca |  görsel 1
Çocukca |  görsel 2

  Bugün ilk kez imam olmak isteyen bir çocukla tanıştım, Nasrettin hoca köyünde...Hayali imam olmak olan bir çocukla...Hayal-yapı, yapı-hayal derken, durdum...İyisinden olursun inşallah dedim, hem içimden hem dışımdan...Gülüştük... Bazen şunu farkediyorum...Öğrendiğim teorilerle kendimce analizler yaparken bile bir iktadar iişkisi kuruyorum kendi içimde analizi yaptıklarımla...Yapısal faktörlermiş...Hedö hödö...Kızıyorum sonra kendime... Gülüşelim, bol bol gülüşelim. O daha iyi ...19.01.2014 Devamı

mutlu şiir

2013-10-09 21:40:00

Mutlu şiir olmaz mı arkadaş... Olur... İnsanın içi kıpır kıpır olunca, Hayatının en güzel havuçlu kekini yiyince. Altı çizili en değerli kitaplardan biri, Çok merak ettiği aşk mektupları, Sürpriz mumları, Gelince... Kadehleri tokuşturup, Saçmalayabileceği dostları olunca... Mutlu şiir olur arkadaş... İnsan, Annesiyle cümle kuramayıp, Kahkahalarla anlaşınca... Çok uzaklarda da olsa... İçine umut veren bir mangosu olunca... 09.10.2013     Devamı

2/3 kuralı

2013-10-04 09:39:00

Etrafımdaki dört kişiden ikisi grip, Üç kişiden dördü bir garip. Ekim 2013 Devamı

bakmak

2013-10-04 09:23:00
bakmak |  görsel 1
bakmak |  görsel 2

Neye baktığın kadar, Nasıl baktığın, Nasıl baktığın kadar Nereden baktığın, Niye baktığın, Ne kadar bakabildiğin de  Önemli. Gör(e)mediklerinin sorumlusu baktığın "şey" değil, Sensindir belki de. 2004 Devamı

Barcelona

2013-08-12 23:01:00

*** Mutlaka gör **Görsen iyi olur * Bir dahaki sefere de olabilir   1. La Rambla ve çevresi*** Benim ilk gittiğim yer burası oldu. Las ramblas-Plaza catalunya-Passeig de Gracia  bu üçgen kesinlikle yürünmesi, bakılması, oturulması, izlenmesi gereken bir üçgen. Nerede kalacaksınız bilmiyorum ama muhtemelen La Rambla’ya yakın bir yerde kalırsınız diye düşünüyorum, çünkü genelde turlar bu bölgede otel buluyorlar. Benim otel buraya uzaktı, kendim bulmuştum oteli ama neredeyse her gün gidiyordum buralara, çok sevdim J   La rambla  Barcelona’nın en ünlü caddesi.  Las ramblastan denize inerken sol taraf Barri Gotic sağ taraf da La Raval diye adlandırılıyor. Caddeye Plasa Catalunya’dan girip dümdüz gidince deniz varırsın. Biz oradayken sürekli kriz ve hükümet protestoları vardı.   Plaza Catalunya’dan bu caddeye girdiğin zaman biraz yürüyünce sağ tarafta bir Pazar var: La Boqueria. Tren istasyonunu Pazar haline getirmişler. Keyifli bir yer. Oturulup bir şeyler yiyilip içilecek yerler de var. Pazarı dolaştıktan sonra oradaki restoranlardan birinde ispanya birası ve kalamar yapmıştım ben gayet keyifliydi.   Barri Goticeski şehrin olduğu yer, katedral ve Picaso müzesi ve irili ufaklı bir sürü müze, bar ve cafe var. Burayı kesinlikle kafana göre yürüyerek, dar sokaklara girerek gez derim. Gotik şehir burası çok güzel. Arada yine bir sürü meydan var. Picasso müzesini biraz aramıştım ben, Paristan sonra en zengin Picasso koleksiyonuymuş ama Picasso meraklısı değilsen vazgeçilebilir. Pazar günleri 15:00 sonrası ücretsizdi.   Sonra yine denize doğru inerken solda Wax müzesi diye bir yerin için... Devamı